
ERKAN SOYLU
İzmir’de Buca Emek Demokrasi Platformu Basın metni öncesinde ABD’nin Venezuela’ya dönük emperyalist saldırılarını teşhir ederek şunlar ifade edildi:“Katil ABD Ortadoğu’da halkları katlettiği yetmiyormuş gibi Venezuela’da da katliamlarla yoksul halkın emeğini çalarak bir ülkenin içişlerine karışarak nasıl bir haydut olduğu kanıtladı. ABD emperyalizmine karşı sosyalistler olarak emekten yana olanlar olarak direnen Venezuela halkını yanımda olduğumuzu haykırıyoruz.”

Basın açıklaması,İzmir Eğitim-Sen 5 Nolu Şube Başkanı Savaş Candemir tarafından okundu.
Candemir, iğneden ipliğe her şeyin zamlandığı, 2025 yılını geride bıraktıklarını, 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, adeta bir kâbus yılı olduğunu, maaşların her ay gittikçe erirken yoksulluğun günden güne arttığını ifade ederek, “Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri esas alınarak yapılmıştır.Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler.”dedi.
Candemir, TÜİK’in bugün 2025 yılının son enflasyon verilerini açıkladığını,buna göre, aralık ayı enflasyonun yüzde 0,89 yıllık enflasyonun yüzde 30,89, son altı aylık enflasyon yüzde 12,2 kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyonun ise yüzde 34,88 olduğunu, bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu ENAG ‘ın ise enflasyon verilerini aylık yüzde 2.11 yıllık ise yüzde 56.14 arttığını açıkladığını söyledi.

Asgari ücret artışı TÜİK’in bile altında kalmıştır
Candemir şöyle konuştu:
“Şimdi buradan işçilere, emekçilere, emeklilere, tüm kamuoyuna soruyoruz:TÜİK’in enflasyonu mu yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı daha gerçekçi? Hükümet sözcüleri “enflasyon düştü” diyor. Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü? Bugün açıklanan TÜİK verilerine göre:Asgari ücret artışı TÜİK enflasyonunun bile altında kalmıştır. “
Candemir, TÜİK’in sahte enflasyon verilerine göre bile her asgari ücretlinin aylık 4.100 TL’sine yıllık ise 49.200 TL’sine, yani yaklaşık 2 aylık ücretine el konulduğunu, kaybeden sadece asgari ücretliler değil, bu düzende herkesin kayıplarının arttığını söyledi.

Maaş zammının neredeyse tamamın kiraya gidecek
Emekçiler 2026 yılına açlık yoksulluk ücretleriyle başlarken 1 Ocak’tan itibaren toplu taşıma ücretlerine %35, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerine %30, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama %22, MTV ve damga vergisine %19 zam yapıldığı söyleyen Candemir, Kontrat süresi dolanların kirası Ocak’tan itibaren yüzde 34,88 artacağını,bugün 55 Bin TL maaş alıp bunun 25 bin TL’sini kiraya veren bir kamu emekçisinin maaşı Ocak ayında 65.000.TL olacağını, ama kirası 35.720TL’ye çıkacağını, yani cebine giren maaş zammının neredeyse tamamın kiraya gideceğini dile getirdi.Yıllardır büyüme nutukları attılar. Ama büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu. Bizlerin ise yoksulluğu, sefaleti büyüdü.
Candemir konuşmasında şunları söyledi:
“2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Çağdaş dünya ülkelerinde asgari ücret hesabında, işçinin ailesinin giderleri de temel alınıyor. Ama 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan edenler asgari ücreti belirlerken işçinin tek başına temel giderlerini dahi yok saymıştır. Her iki işçiden birinin aldığı asgari ücret tarihimizde ilk defa Kasım ayı açlık sınırının dahi altında kalmıştır. 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar. “

Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi için mücadeleye
Candemir, bu kölelik düzenine, sefalete alışmadıklarını ve alışmayacaklarını, ayrım yapmaksızın emekli çalışan tüm emekçileri, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, güvenceli istihdam- güvenli gelecek, demokratik- adil bir çalışma yaşamı, halktan yana bir kamu hizmeti, örgütlenmenin önündeki engellerin ve grev yasaklarının kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi için birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye çağırdı.