Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, emeklilerin yaşadığı yoksulluğa ve ekonomik sorunlara dikkat çekmek için İzmir’den Ankara’ya yürüyüş başlattı.


Emekliler, en düşük emekli aylığının asgari ücretin en az yüzde 40 üzerine çıkarılmasını, intibak düzenlemesi yapılmasını ve 2027 bütçesinde yaşam haklarının güvence altına alınmasını istedi.
Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekmek ve taleplerini duyurmak amacıyla İzmir’den Ankara’ya yürüyüş başlattı. “Onurlu bir yaşam için” sloganıyla gerçekleştirilen yürüyüş kapsamında Konak’tan Basmane Garı’na gelen emekliler, burada basın açıklaması yaptı.
Emekliler adına açıklamayı okuyan Şenay Erdin, 2027 yılı bütçesinin emeklilerin yaşam hakkını güvence altına alacak şekilde hazırlanması gerektiğini belirtti. Emekliliğin bir yardım ya da lütuf değil, çalışma hayatı boyunca ödenen primler karşılığında kazanılmış bir sosyal güvenlik hakkı olduğunu vurgulayan Erdin, yaşlanan nüfus gerçeğinin emeklilik politikalarının gelir, sağlık, barınma, beslenme, sosyal yaşam, bakım, ulaşım ve toplumsal yaşama katılım haklarıyla birlikte ele alınmasını zorunlu kıldığını ifade etti.
Erdin, 12’nci Kalkınma Planı’nda yaşlıların yaşam kalitesinin yükseltilmesi, ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının sağlanması ve nitelikli sağlık ve bakım hizmetlerinden yararlanmalarının temel amaçlar arasında sayıldığını hatırlatarak, bu ihtiyaçların bütçede karşılığının olması gerektiğini söyledi.
’17 milyon emeklinin derin yoksulluk içinde yaşaması kader değil‘
Türkiye’de 17 milyon emeklinin derin yoksulluk içinde yaşamasının kader olmadığını belirten Erdin, bunun sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayan ve acilen çözülmesi gereken bir sorun olduğunu dile getirdi. Emekliliğin toplumdan dışlanmak ya da yoksulluğa mahkûm edilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Erdin, emeklilerin insan onuruna yaraşır koşullarda yaşayabilmesi için taleplerini sıraladı.

Erdin, en düşük emekli aylığının en düşük asgari ücretin en az yüzde 40 üzerinde olması ve insan onuruna yaraşır bir yaşamın maliyetini karşılayacak seviyeye çıkarılması gerektiğini belirtti. Aylık artışlarında yalnızca dönemsel enflasyon farkının esas alınmamasını, ülkenin büyümesinden ve millî gelir artışından refah payı verilmesini isteyen Erdin, benzer prim gününe ve çalışma geçmişine sahip emekliler arasındaki maaş farklarının giderilmesi için acilen intibak düzenlemesi yapılması çağrısında bulundu.
TÜİK verileri yerine gıda, kira, faturalar, ulaşım ve sağlık giderlerini esas alan bağımsız bir emekli geçim endeksi oluşturulmasını isteyen Erdin, ekonomik dalgalanmalara karşı aylıkların gerektiğinde ara dönemlerde güncellenmesi gerektiğini söyledi. Erdin ayrıca emekli bayram ikramiyelerinin günün ekonomik koşullarına uyarlanarak en az bir aylık asgari ücret düzeyine çıkarılmasını talep etti.

‘Canımıza kıymak istemiyoruz‘
Açıklamasında iktidarın ekonomi ve yönetim politikalarını eleştiren Erdin, emeklilerin açlığa ve sefalete mahkûm edildiğini belirtti. Hak arayan sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının, gazetecilerin ve muhalefet partilerinin kolluk güçleri ve yargı eliyle susturulmaya çalışıldığını ifade eden Erdin, şöyle konuştu: “Uyguladıkları politikalarla emekliyi açlığa ve sefalete mahkûm eden seçtiklerimizi sandık başında demokratik yollarla değiştirmekten başka seçenek kalmamıştır. Yönetsel beceriksizliğini, iktidar gücünü kullanarak ele geçirdiği yargı, yasama ve güvenlik güçleriyle toplum üzerinde baskı ve güç unsuru olarak kullanmaktadır. Günümüzde haklı taleplerini dile getiren sendikalar, STK’lar, gazeteciler ve muhalefet parti mensupları maalesef kolluk güçleri ve yargı eliyle susturulmaya ve terbiye edilmeye çalışılıyor.

Yaşam koşullarının her geçen gün zorlaştığı, toplumun ifade ve yaşam hakkının elinden alındığı bu süreçte iktidara diyoruz ki: Susmayacağız, dilenmeyeceğiz, direneceğiz. Vaat değil, icraat istiyoruz. Müteahhitlere ve fonculara değil, emekliye insanca yaşama ücreti istiyoruz. Sadaka değil, yıllarca verdiğimiz emeğin hakkını istiyoruz. Geçinemediğimiz için canımıza kıymak istemiyoruz. Bu ülkenin çimentosu ve hafızası olarak insanca bir yaşam için derhal geçim, insanca bir yaşam için derhal seçim talep ediyoruz.”
SEP’ten emeklilerin yürüyüşüne destek
Birleşik Emekliler Sendikası’nın eylemine Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) de destek verdi. SEP adına konuşan Gökçe Şentürk, ülkede yaşanan toplumsal sorunlara ve hak arayanlara yönelik polis tutumuna tepki gösterdi.
Şentürk, Ali Şekeroğlu’nun intiharına, çocuklara yönelik saldırılara ve kadın cinayetlerine dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Ali Şekeroğlu onuru için intihar etmek zorunda kaldığında, bu ülkenin her gün, her ilköğretim okulunda çocuklar saldırı altındayken, bir günde altı kadın cinayeti işleniyorken bu polisler yok. Ama biz ne zaman hak arasak, ne zaman bu ülkede 80 milyon emekçiyi, emekliyi, insanca yaşamak isteyen, hak aramak isteyen insanın bir araya gelmesi olsa hemen karşımıza dikiliyorlar.”(Gazete Patika)