İzmir’de Menemen R Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Wernicke-Korsakoff hastası olan Enver Yanık’ın durumuna dikkat çekildi.


ERKAN SOYLU
İHD İzmir Şubesi Konak Eski Sümer Bank önünde “Hasta mahpuslar ölüyor susma suça ortak olma”, “Hasta mahpus Enver Yanık serbest bırakılsın” pankartları açtı. İzmir’de Menemen R Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Wernicke-Korsakoff hastası olan Enver Yanık’ın durumuna dikkat çekildi.
Metni İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eş Sözcüsü Avukat Nazlı Turan okudu.
İnsan Hakları İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu bu hafta, Menemen R Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulmakta olan Enver Yanık’ın ağır ve çoklu hastalıkları ile tedaviye erişimindeki engelleri açıklayarak tahliyesini talep etti.

Enver Yanık’ın 1994 yılında ilk kez tutuklanmasından itibaren tahliye edildiği dönemlere kadar Türkiye’nin birçok farklı hapishanesinde tutulduğu belirtilen açıklamada; “1996 yılında Ulucanlar Hapishanesinde gerçekleştirilen ölüm oruçlarına katılmış, 69 gün süren bu eylemin ardından Ankara Numune Hastanesinde tedavi altına alınmış ve kendisine Wernicke-Korsakoff Sendromu teşhisi konulmuştur.

1999 yılında hapishanelere yönelik gerçekleştirilen saldırılar sırasında ağır şekilde yaralanan Yanık seri ameliyatlar geçirmiş; sağ bilek üstündeki kemiğin parçalanması nedeniyle sekiz platin takılmış, vücudunda çok sayıda mermi ve şarapnel parçası kalmıştır. Ayrıca yine saldırılar ve hapishanede maruz kaldığı ağır travmalar sonrasında Yanık’ta hidrosefali gelişmiş; bu durum nörolojik açıdan kalıcı ve ilerleyici sonuçlar doğurmuştur.

19 Aralık 2000 tarihinde Sincan Hapishanesinde gerçekleştirilen saldırı sonrası tek kişilik hücreye konulan Yanık’ın, tedavilerinin yapılmaması ve yeterli beslenememesi nedeniyle kemik iltihabı, dizlerde kireçlenme ve kalıcı ortopedik rahatsızlıklar oluşmuştur” denildi.
Hapishane koşullarında yaşamı için kati tehlike bulunması nedeniyle Enver Yanık’ın, Şubat 2003’te Adli Tıp Kurumu kararıyla tahliye edildiği ancak tedavisi tamamlanmadan yeniden tutuklandığı belirtilen açıklamada; “2024 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Enver Yanık, Kırıklar 1 No’lu F Tipi Hapishanesine gönderilmiş olup yargılaması üst mahkemede devam etmektedir. Kırıklar’da adil yargılanma talebiyle girdiği bir aylık açlık grevi sonrası sağlık durumu kritik eşiğe ulaşan Yanık, 13 Kasım 2025’te Menemen R Tipi Hapishanesine sevk edilmiştir ancak sağlık tablosu kötüleşmeye devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Mevzuatta "rehabilitasyon ve tedavi merkezi" olarak tanımlanan R Tipi Hapishanelerin, uygulamada hasta mahpusların sağlık durumunu iyileştirmekten uzak, tecrit koşullarının derinleştiği kurumlar haline geldiğine dikkat çekilen açıklamada şunlar söylendi; “Tek kişilik barındırma rejiminin uygulanması, havalandırma sürelerinin kısıtlanması ve ortak alanda sosyalleşme/sohbet haklarının kısıtlanması; kronik ve ağır hastalığı bulunan mahpusların durumlarının daha da kötüleşmesine sebep olmaktadır.
Enver Yanık, tekerlekli sandalye kullanmak zorundadır ve hızla kilo kaybetmektedir. Bellek kaybı ileri düzeydedir; günlük yaşamını sürdürebilmek için sürekli not almak zorunda kalmaktadır. Ancak Enver Yanık, buna rağmen tek başına kendisine ait bir havalandırması olmayan bir hücrede tutulmaktadır.
Hükümözlü statüsünde olmasına rağmen, gün boyu yararlanması gereken havalandırma hakkı fiilen engellenmekte; günde yalnızca bir saat, bulunduğu blok dışında bir havalandırma alanına çıkarılmaktadır. Ayrıca mevzuatın tanıdığı sohbet hakkı da tamamen engellenmekte, mahpus ağır bir sosyal ve fiziksel tecritte tutulmaktadır.”
Sık sık baygınlık geçiren, hareket kabiliyeti son derece kısıtlı olan Enver Yanık’ın tek başına tutulmasının; doğrudan yaşam hakkı açısından ciddi bir risk oluşturduğunun altı çizilen açıklamada; “Yanık, yürüyemediği ve yalnız olduğu için en temel kişisel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi zorluk yaşamakta, tuvalet ihtiyacını ancak sonda ile giderebilmektedir. Yerinden kalkamadığı durumlarda, acil müdahale için kendisine verilen bir acil çağrı butonu bulunmaktadır. Ancak uygulamada, çoğu zaman Yanık’a müdahale gecikmekte; Yanık yerde baygın halde bulunmaktadır.
Ailesinin aktardığı son bilgilere göre Enver Yanık, 19 Ağustos tarihinde şehir hastanesine sevk edilmiş ve akciğerine pıhtı attığı tespit edilmiş ancak mahpus bu ağır tabloya rağmen yalnızca ilaç verilerek tekrar hapishaneye gönderilmiştir” denildi.
Açıklamada son olarak şu çağrı yapıldı; “Telafisi imkânsız sonuçlar doğmadan Enver Yanık derhal serbest bırakılmalı ve uygun koşullarda tedavi altına alınmalıdır. Aksi halde doğacak tüm sonuçların sorumluluğu, somut risklere ve başvurulara rağmen gereğini yapmayan adli ve idari makamlarda olacaktır. Hasta mahpusların yaşam hakkı güvence altına alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”