Güncel

'ABD–İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRISINA KARŞI ÇIKMAK İNSANLIK GÖREVİMİZDİR'

"Ortadoğu halklarının ihtiyacı emperyalist müdahaleler değil; barış, bağımsızlık ve halkların eşitliği temelinde kurulacak bir gelecek mücadelesidir"

9 Mart 2026 Saat: 21:15
ABD–İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRISINA KARŞI ÇIKMAK İNSANLIK GÖREVİMİZDİR
'ABD–İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRISINA KARŞI ÇIKMAK İNSANLIK GÖREVİMİZDİR'

28 Şubat’ta ABD ve İsrail, bölgeye yaptıkları büyük askerî yığınağın ardından İran’a ve Lübnan’a karşı yeni bir savaş başlattı. Savaş tüm şiddetiyle sürerken daha ilk günlerden itibaren siviller hedef alındı, kentler bombalandı ve büyük yıkımlar yaşandı. Güney İran’da bir ilkokulun vurulması sonucu 168 kız çocuğun hayatını kaybetmesi, bu saldırganlığın insanlık dışı niteliğini ve savaşın gerçek yüzünü açıkça ortaya koymaktadır.
ABD emperyalizmi, değişen dünya dengeleri içinde ekonomik ve jeopolitik çıkarlarını korumak için Ortadoğu’da yeni bir saldırganlık dalgası başlatmıştır. İsrail ise “güvenlik” söylemini arkasına alarak bu savaşın en saldırgan ve en yıkıcı aktörlerinden biri hâline gelmiştir. “Özgürlük” ve “demokrasi” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılan bu emperyalist politikalar, bölgemize bugüne kadar yalnızca ölüm, göç, yıkım ve gözyaşı getirmiştir. ABD ve İsrail saldırganlığı, İran’ın iç sorunlarını kaşıyarak ülkeyi birbirine düşman gruplar halinde parçalamayı ve kendi çıkarlarına uygun bir düzen kurmayı hedeflemektedir. Çeşitli toplumsal ve siyasal kesimler, “özgürlük” vaatleriyle emperyalist saldırının aracı hâline getirilmek istenmektedir. ABD ve İsrail; Türkiye ve Azerbaycan’ı, ayrıca Irak ve Suriye’deki bazı Kürt örgütlerini İran’a karşı saldırının kara gücü olarak kullanmaya çalışmaktadır.
Bu savaş yalnızca İran’ı hedef almıyor. Savaşın etkileri şimdiden dünya ekonomisini sarsmakta, enerji ve gıda krizlerini derinleştirmektedir. Emperyalistlerin yarattığı bu ağır ekonomik yük yine yoksul halkların ve emekçilerin sırtına yıkılacaktır. Irak, Libya, Suriye, Filistin ve Lübnan deneyimleri bize emperyalist müdahalelerin geride ne bıraktığını açıkça göstermektedir: yıkılmış ülkeler, parçalanmış toplumlar ve bitmeyen savaşlar. ABD–İsrail saldırganlığının başarıya ulaşması; yalnızca Ortadoğu’da değil, Kafkasya’da ve Orta Asya’da, hatta Latin Amerika’da bile daha büyük saldırıların, daha ağır baskıların ve yeni savaşların önünü açacaktır. Buna karşılık emperyalist saldırganlığın geriletilmesi, dünya halklarının mücadelesine güç verecek ve ABD emperyalizminin küresel hegemonyasına ağır bir darbe vuracaktır.
Bizler, tüm haksız ve saldırgan savaşlara karşı olduğumuz gibi, ABD–İsrail’in İran’a yönelik emperyalist saldırısını da açık biçimde kınıyoruz. Sosyalistler, demokratlar, yurtseverler ve insanlık onurunu savunan herkes bu kirli savaşa karşı sesini yükseltmeli, emperyalist saldırganlığa karşı güçlü bir mücadele hattı kurmalıdır. Savaş uzadıkça ABD ve İsrail ittifakı, bölgedeki bazı Kürt örgütlerini ve Türkiye’yi İran’a karşı savaşa katmak için baskılarını artıracaktır. Bu savaşa katılmak halklarımız için büyük felaketler doğuracaktır. Türkiye bu savaşa asla katılmamalıdır. Türkiye topraklarındaki ABD ve NATO üsleri derhal kapatılmalı, İsrail’e petrol sevkiyatı durdurulmalı ve ülkemiz emperyalist savaşın bir parçası haline getirilmemelidir. Ortadoğu halklarının ihtiyacı emperyalist müdahaleler değil; barış, bağımsızlık ve halkların eşitliği temelinde kurulacak bir gelecek mücadelesidir

Fatma Helin Argavan
Rıza Aydın
İbrahim Çenet
Ali Murtaza Doğan
İzzet Ehliz
Saffet Fırtına
Ali Güntürkün
Ali Kemal İpek
Mustafa İzgi
Hamit Kapan
Mustafa Kaynar
Sinan Metin
Adem Ali Mustang
Hasan Yusuf Mülayim
Hacı Önder
Mustafa Önder
Tacettin Özen
Dursun Sedef
Mustafa Serttaş
Erhan Sezek
Hamza Yalçın
Ali Yılmaz

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız