Güncel

Gözaltında kayıplar için çağrı: Zamanaşımı engeli kaldırılsın

Diyarbakır Barosu, 1990'lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve gözaltında kayıplara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak, bu ağır insan hakları ihlallerinde zamanaşımı uygulanmaması yönünde 11 maddelik talepte bulundu.

16 Mayıs 2026 Saat: 08:44
Gözaltında kayıplar için çağrı: Zamanaşımı engeli kaldırılsın
Gözaltında kayıplar için çağrı: Zamanaşımı engeli kaldırılsın

Baro tarafından yapılan açıklamada Türkiye'nin yakın tarihindeki en ağır insan hakları ihlallerinin özellikle 1990'lı yıllarda yaşandığını, gazeteciler, siyasetçiler, avukatlar, insan hakları savunucuları, aydınlar, köylüler ve çok sayıda sivillinin hedef alındığını, binlerce kişi faili meçhul cinayetlere kurban gittiğini, yüzlercesinin kaybedildiğini ya da gözaltında işkencede öldürüldüğünü vurguladı.

3500 faili meçhul cinayet

Açıklamada, TBMM bünyesinde hazırlanan 1995 tarihli Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu'na göre, faili meçhul siyasi cinayet sayısının 1.797 olarak kayıtlara geçtiğini. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) verilerine göre ise 1990-2011 yılları arasında en az 1.901 faili meçhul cinayet işlendiğini. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nin verileri ise çok daha çarpıcı olduğunu,  buna göre yalnızca 1990'lı yıllarda devlet görevlilerince yaklaşık 3.500 faili meçhul cinayet ve yüzlerce zorla kaybetme olayı olduğu ifade edildi

Cezasızlık kurumsallaştı

Uluslararası insan hakları örgütlerinin de aynı tespitleri yaptığı hatırlatılan açıklamada şu bilgilere yer verildi; “

Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü) tarafından 2012'de yayımlanan "Adalet Vakti: Türkiye'de Doksanlarda Gerçekleşen Faili Meçhul Cinayetler ve Kayıplar İçin Cezasızlığın Sona Erdirilmesi" başlıklı raporuna da dikkat çekilen açıklamada, güvenlik güçleri ve devlet görevlilerinin karıştığı ağır insan hakları ihlallerinin sistematik biçimde cezasız bırakıldığı ve bu pratiğin kurumsallaştığının vurgulandığına dikkat çekildi.

İnsan hakları ihlallerinde zamanaşımı olamaz

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de Türkiye hakkında verdiği çok sayıdaki ihlal kararına, yaşam hakkı ihlallerine ve zorla kaybetmeler ve işkence olaylarında etkili soruşturma yürütülmediğine dikkat çekilen açıklamada, kamu görevlilerinin korunduğunu ve cezasızlığın sürdürüldüğünü tespit etti.”Özellikle 1992-1995 yılları arasında yoğunlaşan faili meçhul cinayetlerde, savcılık makamlarının etkin soruşturma yürütmemesi nedeniyle zamanaşımı hükümleri fiilen cezasızlık aracına dönüştü. Oysa uluslararası insan hakları hukuku ve AİHM içtihatları uyarınca, yaşam hakkı ihlalleri, işkence, zorla kaybetmeler ve devlet görevlilerinin karıştığı ağır insan hakları ihlallerinde zamanaşımı uygulanamaz. Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ve işkence yasağına ilişkin uluslararası normlar gereği devletin etkili soruşturma yükümlülüğü zamanaşımı hükümleriyle ortadan kaldırılamaz” denildi.

İnsanlığa karşı suçlarda zamanaşımı uygulanamayacağı uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğu, Türkiye'nin 1980'li ile 1990'lı yıllarda devlet şiddetine maruz kalan mağdurların yakınlarına adalet sağlamak bakımından tarihsel bir sorumluluk bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, 11 maddelik talep listesine yer verildi.

11 maddelik talep listesi ise şöyle sıralandı:

1.Faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler, işkence ve diğer ağır yaşam hakkı ihlallerinde zamanaşımının uygulanmamasına yönelik anayasal ve yasal düzenlemelerin yapılması

2.AİHM içtihatları doğrultusunda yaşam hakkı ihlallerinde etkili soruşturma yükümlülüğünün eksiksiz yerine getirilmesi

3.1990'lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerin insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesine ilişkin hukuki ve kurumsal çalışmaların başlatılması

4.Zamanaşımı gerekçesiyle kapatılmış veya düşürülmüş dosyaların yeniden incelenmesine yönelik özel yasal mekanizmaların oluşturulması

5.Savcılıklar başta olmak üzere ilgili tüm yargı makamlarının, geçmişte devlet görevlilerinin karıştığı ağır insan hakları ihlallerine ilişkin soruşturmaları özel olarak görevlendirilmiş savcılar aracılığıyla yürütmesi

6.TBMM bünyesinde faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve diğer ağır ihlalleri araştıracak bağımsız ve tam yetkili bir hakikat ve araştırma komisyonu kurulması

7.Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmelere Karşı Herkesin Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi'nin hiçbir çekince konulmaksızın kabul edilmesi ve komitenin yetkilerinin tanınması

8.Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'ne taraf olunması ve mahkemenin yargı yetkisinin tanınması

9.Toplu mezarların açılması süreçlerinde Minnesota Otopsi Protokolü'nün uygulanması ve süreçlerin kayıp yakınları ile insan hakları örgütlerinin denetimine açık yürütülmesi

10.Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumların faili meçhul cinayetler ve kayıplara ilişkin arşivlerini kamuoyuna açması ve sağlıklı veri paylaşımı yapması

11.Zamanaşımı tehdidi altındaki dosyalarda etkin soruşturma yürütülerek sorumluların tespiti için gerekli tüm işlemlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız