Öğretmenler ülke genelinde iş bırakırken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağıran Eğitim Sen üyeleri, Beyazıt Meydanı’ndan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüyüş gerçekleştirdi.


Urfa’nın Siverek ilçesinde bulunan ve 16 kişinin yaralandığı Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki silahlı saldırıya ilişkin eğitimcilerin tepkileri sürüyor. Öğretmenler 15 Nisan'da ülke genelinde iş bırakırken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağıran Eğitim Sen üyeleri, Beyazıt Meydanı’ndan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüyüş gerçekleştirdi.
Eğitim-Sen İstanbul Şubeleri Beyazıt Tramvay Durağından İstanbul il Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü. Polis sokak girişinde eğitim emekçilerinin önünü kesti. Eğitim-Sen üyeleri polis engelini aşarak sokağa girdi ve oturma eylemine geçti. Oturma eyleminden bir süre sonra polis barikatı açmak zorunda kaldı.

Eyleme DİSK ve KESK'e bağlı sendikalar ve Özel sektör öğretmenleri sendikası destek verdi.
Yürüyüş öncesi Beyazıt Meydanı’nda yapılan açıklamada yaşanan silahlı saldırının “münferit” olmadığı belirtilerek, okullardaki şiddet olaylarının derinleşen toplumsal eşitsizlik, geleceksizlik ve eğitimle olan bağın zayıflaması gibi koşullarda ortaya çıktığı dile getirildi. Açıklamada, bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler hesap vermeye çağrıldı.
Eğitim Sen İstanbul 3. Nolu Şube başkanı Hüseyin Tosu, şunları söyledi: “Bugün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde hepimizi derinden sarsan ağır bir saldırı yaşanmıştır. Tek başına bir 'şiddet vakası' olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır. Daha geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hâlâ içimizde taşırken, böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması şiddetin eğitim kurumlarda ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir.”
Bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticilerini kamuoyu önünde hesap verme çağrısı yapılan açıklamada; “Eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil yaşamın, kamusal, bilimsel, laiklik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimin alanı haline getirmek için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” denildi.
Öte yandan Hürrriyetçi Eğitim Sen ve Eğitim-İş, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı.