Asgari Ücret İnisiyatifi yaptığı açıklamada, “Asgari Ücret tespit Komisyonu baskın bir toplantıyla kararını açıklamış olabilir, ancak bizim için bu süreç bitmemiştir. Mücadelemiz sona ermedi, asıl şimdi başlıyor!” dedi.


ERKAN SOYLU
nethaberajansi.com.tr
nethaberajans1@gmail.com
2026 yılı asgari ücretinin 28 bin 75 lira olarak açıklanması başta emek örgütleri olmak üzere kamuoyunda tepkilere neden oldu.
İzmir’de, Asgari Ücret İnisiyatifi, yeni asgari ücreti yürüyüş ve açıklama ile protesto etti. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde ÖSYM Binası önünde toplanan emek örgütleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne kadar sloganlar ve dövizler eşliğinde yürüdü.

Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde İnsiyatif adına ortak basın açıklamasını Serap Gülhan Gündüz okudu.
Gündüz, “22 Aralık Salı akşamı, işçi sınıfının iradesini yok sayan, kapalı kapılar ardında yürütülen ve şeffaflıktan tamamen uzak bir süreçle milyonlarca emekçinin geleceği ipotek altına alındı” ifadelerini kullandı.
AÇLIKLA BOĞUŞMAYA MAHKUM EDİLDİK
Gülhan, Bakan Vedat Işıkhan tarafından açıklanan yüzde 27’lik artış ve 28 bin 75 TL’lik asgari ücretin, sermaye sınıfı ve onun iktidarının adeta emekçiye açtığı bir savaş ilanı olduğunu, TÜRK-İŞ’in masada bulunmadığı bu süreçte, hükümet ve patronlar el ele vererek işçinin sesini boğduğunu, milyonların kaderini tek taraflı bir dayatmayla belirlediğini, bu rakamın; ağırlaşan geçim koşulları altında, önümüzdeki yıl boyunca emekçinin nefessiz bırakılması, barınma ve beslenme gibi en temel hakların birer lükse dönüştürülmesi, milyonların açlıkla boğuşmaya mahkum edilmesi olduğunu vurguladı.
Tek adam rejiminin ekonomi politikaları zenginliği bir avuç patrona aktarırken, emekçileri derin bir sefalete sürüklediğini, yapılan zamla bile açlık sınırının altında kalan bir asgarin ücret tekrar güncellenmezse, bu ülkenin yarısı için geçimin artık imkansız hale geleceğini söyledi.

EMEĞİN HAKKININ GASBINA KILIF UYDURULDU
Ekonomi yönetimi tarafından bugüne kadar açıklanan hiçbir enflasyon hedefinin tutturulamadığını ifade eden Serap Gülhan Gündüz, Resmi verilere göre bile 11 aylık enflasyonun yüzde 29,74 olduğu bir ülkede, yapılan yüzde 27’lik zam, asgari ücreti daha emekçinin eline geçmeden enflasyonun altında ezmek olduğunu, bu oranın, sadece geçmiş kayıpları karşılamaktan uzak olmakla kalmadığını, 2026 yılı boyunca işçinin cebinden çalınacak olan alım gücünün de tescili anlamına geldiğini ifade ederek, “Daha da vahimi, açıklanan 28 bin 75 TL’lik asgari ücret, TÜRK-İŞ’in açıkladığı 29 bin 828 TL’lik açlık sınırının dahi altında kalmış; emekçinin alım gücü 2026 yılına daha başlamadan gasp edilmiştir. Bakan Şimşek, 1 yıl önce yaptığı açıklamada 2025 yılı sonunda enflasyonun yüzde 17 olacağını iddia ediyordu. 2025 yıl sonu resmi enflasyonu Bakanın tahmininin iki katına yakın, yüzde 30'un üstüne çıkacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporunda 2025 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 27’den yüzde 32’ye yükseltti. Böylece Merkez Bankası, son bir yıl içinde enflasyon hedefini toplamda yüzde 52 oranında yukarı çekmiş oldu. Ekonomi yönetimi, bugüne kadar açıkladığı hiçbir enflasyon hedefini tutturamamış olmanın mahcubiyetini yaşamak yerine; 'beklenen enflasyon' safsatasıyla emeğin hakkının gaspına kılıf uydurmaktadır. Geçmişin gerçek kayıplarını görmezden gelip geleceğin hayali rakamları üzerinden zam belirlemek, işçi sınıfını bile bile açlık sınırının altındaki bir karanlığa mahkum etmektir. Onlara izin vermeyeceğiz”dedi.

YETKİLİ KONFEDERASYON SORUMLULUKTAN KAÇTI
Asgari ücretin miktarının, kâr hırsıyla gözü dönmüş patronlar ve sermayenin sadık bekçiliğini yapan siyasi iktidar tarafından değil; bizzat bu zenginliği yaratan emekçilerin iradesi tarafından belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken Gündüz, yetkili konfederasyonların sorumluluktan kaçarak masayı sahipsiz bırakması, sessizliğe bürünerek bu sefalet dayatmasına dolaylı yoldan ortak olmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.
KÖHNE DÜZENİ ÖRGÜTLÜ GÜCÜMÜZLE, BİRLİKTE DEĞİŞTİRECEĞİZ
İnsiyatifin açıklaması şöyle bitti:
“Bizler, Asgari Ücret İnisiyatifi olarak hem bu mücadelenin öncüsü hem de ailesiyle birlikte milyonlarca asgari ücretlinin geçim koşullarını etkileyecek olan sahici bir müzakerenin, emekten yana tarafı olduğumuzu ilan ediyoruz. Asgari Ücret tespit Komisyonu baskın bir toplantıyla kararını açıklamış olabilir, ancak bizim için bu süreç bitmemiştir. Mücadelemiz sona ermedi, asıl şimdi başlıyor! Asgari ücret; insan onuruna yaraşır düzeyde, milli gelir ve gerçek enflasyon baz alınarak yılda 4 kez güncellenecek şekilde belirlenene kadar durmayacağız. Asgari ücretli emekçinin hakkını ne bu masalarda ne de meydanlarda sahipsiz bırakacağız. Bizi yoksullukta eşitlemeye, sefalette birleştirmeye çalışan bu köhne düzeni örgütlü gücümüzle, birlikte değiştireceğiz.”