Güncel

"Kamusal değerler sistemli bir şekilde tasfiye ediliyor"

İzmir’de Karşıyaka Çarşı girişinde, KESK Eğitim Sen 2 No'lu Şube tarafından düzenlenen oturma eylemi 365. haftasında da sürdü. Yıllardır her hafta gerçekleştirilen eyleme bu kez emek ve demokrasi güçleri de dayanışma amacıyla katıldı.

9 Nisan 2026 Saat: 10:13
Kamusal değerler sistemli bir şekilde tasfiye ediliyor
"Kamusal değerler sistemli bir şekilde tasfiye ediliyor"

ERKAN SOYLU


Basın açıklaması, BTS İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol tarafından okundu. Açıklamada, Türkiye’de özellikle OHAL döneminde çıkarılan KHK’lerle on binlerce kamu emekçisinin herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden ihraç edildiği, savunma haklarının tanınmadığı ve yargı süreçlerinin işletilmediği vurgulandı.

"Adalet sağlanamadı, sağlanmıyor"

Akyol, bugün gelinen noktada, Anayasa Mahkemesi’nin ve uluslararası yargı organlarının verdiği kararların, bu sürecin ne denli keyfi ve hukuksuz yürütüldüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu, tazminat haklarının önünün açılması, ihraç işlemlerine dair eleştirilerin artması ve uluslararası mahkemelerin sürece müdahil olmasının, haklılıklarının açık göstergesi olduğunu, ancak tüm bu gelişmelere rağmen, gerçek bir adaletin hâlâ sağlanmadığını vurguladı.

bir veya daha fazla kişi, kalabalık, Brandenburg Kapısı, sokak ve yazı görseli olabilir

"Kamusal değerler sistemli bir şekilde tasfiye ediliyor"

Bu ihraçların yalnızca bireyleri değil, kamu hizmetinin niteliğini de hedef aldığını emekçilerin yerine liyakatsiz, biat eden kadroların yerleştirildiğini. kamusal kurumların işlevsizleştirildiğini ve halktan koparıldığını ifade eden Akyol, “Aradan geçen yıllara rağmen bu hukuksuzluk sona ermemiştir. Çünkü mesele yalnızca KHK’lar değil; mesele, iktidarın hukuku askıya alarak toplumu yeniden dizaynetme iradesidir.Burada Karşıyaka İskele’de yıllardır her hafta kararlılıkla yaptığımız basın açıklamalarında dile getirdiğimiz  gerçekler bugün bir kez daha kendini göstermektedir: Bu ülkenin kamusal değerleri sistemli bir şekilde tasfiye edilmesi bir tesadüf değil, bilinçli bir tercihtir.”dedi.

Bir yandan KHK ile insanların işlerine, ekmeğine el koyan zihniyetin halkın ortak malı olan kamusal alanlara el koyduğunu vurgulayan Akyol, “Dün emekçilerin meslekleri gasp edildi, bugün halkın eğitim ve üretim alanları gasp edilmek isteniyor”diye konuştu.

bir veya daha fazla kişi ve yazı görseli olabilir

Emekçileri işsiz bırakan ile Meslek fabrikasına çöken aynı zihniyet"

İzmir’de yaşanan Meslek Fabrikası sürecine de dikkat çeken Akyol, “Bugün Meslek Fabrikası’na yönelik müdahale tam da bu KHK düzeninin devamıdır. KHK’lerle emekçileri tasfiye eden anlayış, şimdi kurumların kendisini ortadan kaldırmaya yönelmiştir. Önce insanı yok sayan, emeği değersizleştiren bu düzen, şimdi halkın eğitim ve üretim alanlarını tamamen ortadan kaldırmak istemektedir. KHK’larla yaratılan keyfilik düzeni, bugün belediyelerin, kamusal kurumların ve halkın ortak değerlerinin hedef alınmasına dönüşmüştür. Hukuk tanımayan bu anlayış, dün “terör” bahanesiyle emekçileri tasfiye etmiş, bugün ise aynı keyfiyetle kamusal mülklere el uzatmaktadır. İzmir’de yıllardır emekçilerin, işsizlerin, kadınların ve gençlerin meslek edinmesi, üretime katılması ve onurlu bir yaşam kurabilmesi için önemli bir kamusal görev üstlenen Meslek Fabrikasına el konulması, yalnızca bir eğitim merkezine değil; halkın ortak birikimine, emeğine ve geleceğine yönelik açık bir saldırıdır.”dedi.

Bu ülkenin kaynakları saraylara, müteahhitlere, yandaş sermayeye aktarılırken, halkın en temel ihtiyaçları sistematik olarak görmezden gelindiğini dile getiren Akyol, KHK’lerle işsiz bırakılan emekçiler, bugün Meslek Fabrikası gibi kurumlarla yeniden üretime katılma imkânı bulurken, şimdi bu kapılar da kapatılmak istendiğini vurguladı.

bir veya daha fazla kişi ve yazı görseli olabilir

“Bu açıkça bir “çökme operasyonudur”.

Akyol konuşmasında şunları söyledi: “Meslek Fabrikası’nı hedef almak, KHK zihniyetinin kurumsallaşmış halidir. Bu; hukuksuzluğun normalleştirilmesi, kamunun tasfiye edilmesi ve toplumsal hakların gasp edilmesidir. Bu yüzden bu saldırıyı yalnızca yerel bir mesele olarak değil, ülke genelinde süregelen bir tasfiye politikasının parçası olarak görüyoruz.Bu açıkça bir “çökme operasyonudur”. Bu aynı politikanın devamıdır! Ama karşılarında boyun eğenler değil, direnenler var!”

bir veya daha fazla kişi, kalabalık, Brandenburg Kapısı ve yazı görseli olabilir

“Sorumlular hesap vermelidir”

KHK’larla ihraç edilen tüm emekçiler derhal görevlerine iade edilmesini, İtibar iadesi gecikmeksizin sağlanmasını, tüm hak kayıplarının karşılanmasını, Meslek Fabrikası başta olmak üzere halkın kamusal alanlarına yönelik gasp girişimleri derhal durdurulmasını, hukuku ayaklar altına alan bu keyfi uygulamaların sorumlularının hesap vermesini istedi.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız